Van'da Köy çocukları vakıflara yönlendiriliyor

VAN - Eğitim Sen Van Şube Başkanı Bedri Yamaç, liseye geçiş sisteminden kaynaklı Van'da 600 öğrencinin açıkta kaldığını, köylerden gelen öğrencilerin ise bazı vakıflara yönlendirildiğini kaydetti.

Van'da Köy çocukları vakıflara yönlendiriliyor

İlk ders zilinin bir hafta önce çaldığı 2019 -2020 eğitim ve öğretim yılı yine sorunlarla başladı. Eğitimin ticarileşmesi, özel okullara özendirilme, okullarda fiziki koşulların elverişsiz olması, öğretmen kadrolarının eksikliği gibi birçok sorun bu eğitim-öğretim yılında da devam ediyor. Bu sorunların en büyüğü ise bölge kentlerinde yaşanıyor. Van'da 600 öğrenci istemediği okula yerleştirilmek zorunda olduğu için açıkta kalırken, kentte 12 bin civarında eğitimci olsa da ihtiyaç  duyulan rakam bunun çok üstünde olan 18 bin. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Van Şube Başkanı Bedri Yamaç, tüm bu yaşanan sorunlara dikkat çekti. 

SORUNLAR ARTIYOR 

Her eğitim ve öğretim yılında sorunların katlanarak arttığını ifade eden Yamaç, Van'da yaşanan sorunların Türkiye'de yaşanan sorunlardan bağımsız olmadığını belirtti. Eğitimde niteliğin düştüğünü dile getiren Yamaç, başlıca sorunların anadilde eğitim sorunu, eğitimin ticarileştirilmesi, çocukların özel okullara özendirilmesi, okulların fiziki yapısının yetersiz olması, eğitimci kadronun nitelikten uzaklaştırılması gibi olduğunu söyledi. Özellikle yeni alınan eğitimci kadrosunun "yandaşlardan" seçildiğini aktaran Yamaç, AKP'ye yakın olmayanların ise KPSS sınavında çok puan alsa dahi güvenlik soruşturmalarından elendiğini ifade etti. Sınıfların çok kalabalık olduğunu ve neredeyse Anadolu liselerinde sabahçı ve öğlenci olmak üzere ikili öğretime geçildiğini anlatan Yamaç, "Bazı kırsal alanlarda ilkokuldan sonra okul yok. Böyle bir ihtiyaca cevap veremeyince devlet okul yapmak yerine öğrencileri taşıma yoluyla merkezdeki okullara getiriyor. Çocuklar kent merkezlerinde dini cemaatlere ve vakıflara yönlendiriliyor" dedi. 

ÖĞRETMEN AÇIĞI 6 BİN

Van'da liseye giriş sistemi nedeniyle birçok öğrencinin açıkta kaldığını vurgulayan Yamaç, "Yetkililerle görüşerek büyük mağduriyetlerin yaşanacağını söyledik. Fakat kimse bizi dinlemedi. Elimizdeki verilere göre 600 öğrenci istemediği bir okula yerleştiği için açıkta kaldı. Özellikle İmam Hatip liseleri başta olmak üzere öğrencilerin meslek liselerine yönlendirilmesine rağmen şu anda bu meslek liselerinde elimizdeki verilere göre 900 kontenjan açık var. Yani kimse tercih etmemiş.  Yine öğretmen açığıyla ilgili sıkıntılar yaşanmaktadır. 18 bin öğretmenin Van'da görev yapması gerekirken şu anda kadrolu olarak istihdam edilen öğretmen sayısı 12 bin. Yaklaşık 2 bin sözleşmeli, 4 bini ise ücretli öğretmenler tarafından bu açık kapatılmaya çalışılıyor. Ücretli ve sözleşmeli öğretmenlerin iş güvencesini yok. Eğitimde kaliteyi düşüren ve bizim onaylamadığımız uygulamalar beraberinde böyle bir sömürüyü de getirmektedir. Ücretli öğretmenler kadro öğretmenlerle aynı işi yapıyorlar fakat çok düşük ücretlerle çalıştırılıyorlar" ifadesinde bulundu. 

BAĞIŞ ADI ALTINDA PARA ALINIYOR

Okullarda öğrencilerden kayıt  parası istendiğini dile getiren Yamaç konuşmasına şöyle devam etti; "Çocuğu 5'inci sınıfa gidecek bir veliyle karşılaştım. Ortaokul kaydı için kendisinden 500 TL istemişler. Böyle bir haklarının olmadığını, öğrenci nerden gelirse gelsin para istenmesinin doğru olmadığını söyledim. Milli Eğitim Bakanlığı okullara bağış yapılmaması gerektiğini sürekli açıklamasına rağmen böyle bir uygulama var. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı ve Milli Eğitim Müdürlüğü okulları kendi haline bırakıyor. Bir taraftan 'para toplarsanız hakkınızda soruşturma açarız ' denilirken, diğer taraftan da okullara yeteri kadar ödenek verilmiyor. Okullarda sınıfına ve öğretmenine göre bile bağış alınıyor. Bunlar neden yapılıyor? Mevcut hükümet artık eğitimin yükünü kendi sırtından atıp, tamamen vatandaşın sırtına yüklemeye çalışıyor. Özellikle bölgemiz çok ciddi ekonomik sıkıntılar yaşayan bir bölge. Çocuklarını özel okullara göndermeyi bırakın ihtiyaçlarını alamayacak binlerce, milyonlarca veli var. Toplumun eğitim sistemine olan güveni gün geçtikçe azalıyor. Ben 30 yıl öğretmenlik yaptım ama bugün ki eğitim sisteminden bir beklentim kalmadı. Velilerin, öğrencilerin ve öğretmenlerin de eğitim sisteminden bir beklentisi kalmamış durumda. 'Devlet sizi artık okutmak zorunda değil' denilmeye çalışılıyor. Türkiye'de eğitim sorunları çözülmezse dibe batacak."

'ANADİLDE EĞİTİMİN OLMAMASI SOYKIRIMDIR'

Bölge kentlerindeki en büyük sıkıntıların başında da anadilde eğitim sorunu olduğunu ifade eden Yamaç, bunun eğitimde fırsat eşitsizliğine yol açan bir uygulama olduğunu vurguladı. Bir çocuğun 7 yaşına kadar kendi anadilini öğrenmesi ve konuşması gerektiğini ifade eden Yamaç, bir çocuğun anadilde eğitim almamasının da kültürel soykırım olduğunu söyleyen Yamaç sözlerini şöyle tamamladı: "Bir halkın anadilinin yok sayılması, asimilasyona uğratılmasın ve zamanla bu dilin ortadan kaldırılması bir halkın ortadan kaldırılmasıyla eşdeğer anlamına gelmektedir. Bu sorun Kürtler açısından bir an önce çözülmesi gereken bir sorundur. Bu mücadelemizi devam ettireceğiz. Eğitim Sen olarak demokratik, laik ve anadilde eğitimi savunmaktan vazgeçmeyeceğiz." 

MA / Ayşe Sürme

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER