‘Sağlık çalışanlarına peryodik olarak test uygulansın’

VAN – Sağlık çalışanlarının koronavirüs riskli gurupların başında geldiğini dile getiren Van - Hakkari Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doktor Hüseyin Yaviç, bu grubun peryodik olarak testlerden geçmesi gerektiğini söyledi.

‘Sağlık çalışanlarına peryodik olarak test uygulansın’

Van - Hakkari Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doktor Hüseyin Yaviç, koronavirüs (Kovid-19) ile mücadelede kritik önemde olan sağlık çalışanlarının ve cezaevlerinin durumunu ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sağlık çalışanlarının riskli gurupların başında geldiğini dile getiren Yaviç,  bu grubun peryodik olarak testlerden geçmesi gerektiğini söyledi. Cezaevlerinin durumuna işaret eden Yaviç, cezaevlerinde korunavirüse yakalanma oranını artıran risklerle karşılaşılabileceği uyarısında bulundu. 

‘YAYGIN TEST UYGULANMALI’ 

Risk altındaki sağlık çalışanlarına ve şüphe duyulan vakalara dönük peryodik olarak test yapılması gerektiğini dile getiren Yaviç, test sayısındaki yetersizliğe dikkati çekerek, “Güne birlik ülkemizde vaka sayıları beraberinde değişen vakalar kamuoyuyla paylaşılıyor; ancak gerek Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), gerekse diğer sağlık örgütlerinin, hem vaka hem de ölüm sayısında mevcut öngörülen risklerle birlikte çok korele olmadığı yönündedir. Bunun sebebini de ülkemizde kullanılan test sayısının yetersiz olduğu yönünde bir bildirimde bulunuldu. Koronavirüs ile ilgili olarak yaygın test uygulanmalı. Ancak mevcut durumda ülkemizde testlerin yaygın bir şekilde uygulanabilineceğini lojistik imkanlar sağlanmış mıdır? Elimizdeki kit sayısı ne kadardır? Bu konuda çok net bilgilere sahip değiliz. Nihaiyi olarak yaygın test için elimizde bu kitlerin olması gerekiyor” dedi. 

‘EN FAZLA RİSK SAĞLIKÇILARDIR’

Sağlık çalışanlarının en çok emek sarf eden gurupların başında geldiğini belirten Yaviç, bu gurubun kişisel malzemelerinin ve gerekli donanımlarının eksiksiz bir şekilde karşılanması gerektiğine vurgu yaptı. Malzemelerin yeterince temin edilemediği ve bazı durumlarda sağlık çalışanların kendi imkanlarıyla temin ettiği yönünde duyumlar aldıklarını paylaşan Yaviç, “En fazla risk altında olan bir gurup sağlık gurubudur. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte de bu salgının önünün alınabilmesi için en çok korunması gereken gurup sağlık çalışanlarıdır. Özelikle yakın temas gereken durumlar ve tedavi süreçlerinde bu risk daha da artmaktadır. Dolayısıyla sağlık çalışanların görevini yapabilmesi için gerekli kişisel malzemelere, donanımlara eksiksiz bir şekilde ulaşabilmeleri gerekiyor. Sahada farklı bildirimler de alıyoruz. Özelikle sağlık çalışanlarına yeterli koruyucu malzemelerin olmadığı hatta kimi yerlerde bu malzemelerin yeterince temin edilemediği ve bazı durumlarda sağlık çalışanların kendi imkanlarıyla bu malzemeleri temin ettiğine dair duyum alıyoruz. Bu riskli bir durumdur. Sağlık çalışanlarının böyle bir durumla karşılaşması hem sağlık iş kaybı yaşatacak hem de bundan sonraki süreçte salgının önünün alınması noktasında ciddi insan gücü sorunu yaşanacaktır” diye konuştu.

‘CEZAEVLERİNDE SAYI ÇOK FAZLA’

Yüzlerce hasta ve yaşlı tutuklunun bulunduğu cezaevlerinin durumuna değinen Yaviç, söz konusu alanlarda virüs riskinin yüksek olduğuna işaret etti. Yaviç, “Koronavirüs Bilim Kurulu ve diğer birçok kurum topluma şu mesajı veriyor. Özelikle kalabalık ortamlarda bulunmayın, yakın temaslarda kaçının. Bu yerine getirilmediği zaman virüs çok rahat bir şekilde yayılabilir. Ancak Türkiye’nin bir cezaevi gerçeği var. Özelikle cezaevlerinde tutuklarının bir arada bulunduğu çok fazla bir sayı var. Bazı koğuşlar 30 ile 40 kişi arası değişiyor. Yine cezaevlerinde yaş itibarıyla fazla olan, kronik hasta olan bunların risk oranı daha da artmaktadır. Cezaevlerinde hijyen ortamının sağlanamadığı, el dezenfektanlarının cezaevinde kalan tutuklulara verilemediği, kimi yerlerde bunların kantinler aracılığıyla ücretli verildiğine dair bilgiler elimize geliyor. Dolayısıyla cezaevlerinde korunavirüse yakalanma oranını artıran risklerle karşılaşabiliriz” diye belirtti. 

‘KHK’Lİ SAĞLIKÇILAR GÖREVLERİNE İADE EDİLMELİ’

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevinden ihraç edilen hekim ve sağlık personellerinin böylesi durumlarda çözüm ortağı haline getirilmesi ve görevlerine iade edilmesi gerektiğini söyleyen Yaviç devamla şunları belirtti: “Bir 10 günlük süre içinde bin 200’leri bulan bir vaka sayısı var. Bundan sonraki süreçte tablo ne olacak, ne kadar ağırlaşacak bunu hep birlikte göreceğiz. Bu süreçte sağlık çalışanlarının çok uzun bir sürede çalışma koşullarında çalıştıkları, bundan sonraki süreçte tablo ağırlaştığında yetersiz kalabileceği bilenen bir gerçek. Dolayısıyla en kötü senaryoları göz önünde bulundurularak özelikle sağlık çalışanlarının sayısının yeterli olabileceği koşulların yaratılması gerekiyor. Türkiye’de 15 Temmuz sürecinden sonra birçok hekim ve sağlık personeli Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevinden ihraç edildi. Bunlar yarar sağlayacağı alanlarda çalışmıyor. Bu süreçte birçok siyasi partinin de çağrısı oldu. Bizde Türk Tabipler Birliği (TTB) olarak bu çağrılara katılıyoruz. Özelikle KHK ile görevinden ihraç edilmiş hekim ve sağlık çalışanlarının görevine iade edilmesi gerektiğini belirtiyoruz.”

‘KRİZ MASALARINA TTB DAHİL EDİLMEDİ’

Oda olarak, sağlıklı ve teyit edilmiş bilgileri toplumla paylaşmak İl Sağlık Müdürlüğü’yle temaslarının olduğuna dikkat çeken Yaviç, kentte oluşturulan kriz masalarına kurumlarının çağırılmadığını söyledi. Yaviç, “Van özelikle İran’a sınırı olan bir il. Türkiye’de riskli illerin başında yer alan bir yer. Bu anlamda ortak çalışma çağrılarımız daima oluyor. Ne yazık ki hem yerel de hem de genelde bazı kurumlar özelikle Türk Tabipler Birliği’nin de içinde yer aldığı bazı kurumların bu sürece dahil edilmediği, bilgi paylaşımı konusunda ciddi anlamda önüne set konulduğu bir durum yaşıyoruz. Biz toplumsal bir sorun olan bu süreçte bilim kurumlarına özelikle hekimlerin yer aldığı Türk Tabipler Odası’nın içinde yer almasını istiyoruz. Van’da resmi kuruların aracılığıyla kurulmuş kriz masaları var. Türk Tabipler Odası böyle bir masaya davet edilmedi” şeklinde konuştu. 

FİZİKİ ALT YAPI VE CİHAZ DESTEĞİ 

Türkiye’de ki yoğun bakım odaları ve mekanik cihazların Avrupa ülkelerinin istatistiklerine göre iyi durumda olduğunu söyleyen Yaviç, şöyle konuştu: “Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı genelgede özel hastaneler de pandemi hastanesi olarak kabul edildi. Şimdilik çok olumsuz bir tablo yok. İlerde koronavirüs bulaşmış vaka sayısının artması, ölüm vakalarının artmasıyla beraber kötü senaryolarla karşılaşırsak, fiziki alt yapının ve cihaz desteğinin olup olmadığı ortaya konulması lazım. Bu anlamda bir çalışmanın yürütülmesinde fayda vardır.  

TOPLUMLA PAYLAŞILMALI

Bu süreçte vaka ve ölüm sayısı veriliyor. Bu vakalar hangi şehirde bunlar belirtilmiyor. Biz bu vakaların nerede yaşandığının toplumla paylaşılması gerektiğini düşünüyoruz. Toplumun en azında durumun ciddiyeti noktasında farkına varabilmesi açısında önemlidir. Alınan kararlara uymama gibi topumda davranışlar var. Bu bilgilerin şeffaf bir şekilde toplumla paylaşılması, bunun yanı sıra alınacak tedbirlerin zamanında alınması buna sokağa çıkma da dahil birçok tedbirin risk artmadan alınması gerekiyor.”

Güncelleme Tarihi: 26 Mart 2020, 18:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER