Baro başkanları: Paket, toplumsal barış için bir fırsat olabilir

VAN- Hükümetin Meclis'e sunmayı planladığı yargı paketine ilişkin konuşan Van, Hakkari ve Muş baro başkanları, paketin toplumsal barışın bir adımı olarak hayata geçirmesi için fırsat olduğunu ve ayrımsız tüm tutuklulara uygulanmalı, diye belirtti.

Baro başkanları: Paket, toplumsal barış için bir fırsat olabilir

AKP hükümetinin, mecliste grubu bulanan partilerin görüşüne sunduğu Üçüncü Yargı Paketi ile ilgili konuşan Van, Hakkari ve Muş baro başkanları, paketin tük tutuklu ve hükümlüleri kapsaması gerektiğini söyledi. Toplumsal barış ve Kürt sorununun çözümü konusunda paketin iktidar tarafından bir şans olarak görülmesi gerektiğini ifade eden baro başkanları, ortaya çıkan taslak metninin beklentileri karşılamadığını söyledi.

'SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRİR’

Bölge Baroları olarak ortak bir açıklama yaparak infazda eşitlik doğrultusunda yargı paketinde düzenlemenin yapılması  gerektiğini ifade ettiklerini belirten Van Baro Başkanı Zülküf Uçar, paketin toplumsal barışın çözülmesi için bir fırsat olduğunu belirtti. Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğine inandıklarını anlatan Uçar, “Kişinin kim olduğuna bakılmaksızın anayasada belirtilen eşitlik ilkesi doğrultusunda herkese aynı hukukun işletilmesi gerekiyor. Bu evrensel bir kuraldır ve eğer bunun dışında bir yönteme başvurulursa bu açıkça bir ayrımcılık olur. Biz her zaman devletin bu paketi bir fırsat olarak göremesi gerektiğini söylüyoruz. Tüm dünyayı etkisi altına alan bu salgında bile insanları ayırarak, bazılarını bırakıp bazılarını içerde tutmak toplumsal sorunu da daha da derinleşecektir. İnfazda mutlaka eşitlik ilkesi göz önünde bulundurması gerekiyor. Bu hukuki ve vicdanidir” dedi.

‘KÜRT SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN BAŞLANGIÇ'

Devletin başta Kürt sorunu olmak üzere diğer sorunların çözümü için bu durumu bir başlangıç olarak görmesi gerektiğinin altını çizen Uçar, “Eğer eşitlik ilkesi uygulanırsa Kürt sorununun çözümü için önemli bir başlangıç yapılır ve bu sorunla birlikte diğer sorunlar da çözüme kavuşur.  Türkiye demokratik bir ülke ise yada tam demokratik olma yönünde bir gayesi varsa siyasi tutukluların bırakılması için bir insiyatif alması ve bu sorunun kökten çözümü noktasında bir başlangıç yapması gerekiyor. Ancak gelinen noktada bizi çokça rahatsız eden bir taslak ortaya çıktı. Biz eşitlik ilkesinden söz ederken diğer yandan da kayyumlar atanıyor, siyasetçiler, belediye eş başkanları gözaltına alınıyor. Bu hukuksuz uygulamardan derhal vazgeçilmelidir. Bu anlamda nasıl ki infaz yasasında değişikliğin tüm mahpuslar için yapılması gerektiğini söylüyorsak bu dönemde hukuku bertaraf eden uygulamaların da yapılmaması gerekiyor. Devletin yönetenlerin hukuktan yana tavır almaları gerekiyor” dedi.

‘TOPLUMSAL BARIŞIN İNŞASI İÇİN'

Hakkari Baro Başkanı Ergün Canan ise, cezaevlerindeki dolululuk oranına dikkat çekerek, hükümetin bu sayıyı azaltmak için yargı paketini çıkarmak istediğini ancak bu paketin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu söyledi. Mecliste partilerin görüşüne sunulan 3. Yargı Paketi’nin öncelikle hukuki ve vicdani olması gerektiğinin altını çizen Canan,  paketin bu haliyle çıkmasının anayasanın eşitlik ilkesine ayrıkı bir durum ortaya çıkaracağını söyledi. Yeni yargı paketiyle toplumsal barışın inşası için yeni bir başlangıç şansının olduğunu aktaran Canan, “Biz yeni çıkarılmaya çalışılan bu paketlerle bu toplumsal barışın yeniden inşa edilebileceğini umuyorduk ama ortaya çıkan durum çok da bizim düşündüğümüz gibi olmadı. Bir kere toplumsal barışa katkı sunmak için tüm siyasilerin de serbest bırakılması gerekiyor. Yazı yazdığı için, fikirlerini söylediği için, siyaset yaptığı için binlerce insan tutuklu. Bu insanların bırakılmamaları bir kere paketin hiçbir fayda ve çözüm getiremeyeceğini bize gösteriyor” dedi.

‘BU HALİYLE ÇÖZÜM OLMAYACAK’

Hükümet tarafından çıkarılan bu yasaların vicdani ve hukuki olması gerektiğine işaret eden Canan, “Biz paketin tüm siyasileri de kapsamayı beklerken öte yandan kayyum atanarak belediye eşbaşkanları da gözaltına alınıyor. Bu durumu anlamakta gerçekten güçlük çekiyoruz. Dünya şuan büyük bir salgınla baş başa ve yarının ne olacağını bilmiyoruz. Bu salgınla büyük ölümlerin olacağı hatta devletlerin ekonomik yönden çökeceği tartışılıyor. Yani dünya bununla uğraşırken belediyelere kayyum atamak anlaşılır ve kabul edilebilir bir durum değildir. Paketin bu kadar hızla gündeme getirilmesi yaşanan salgınla ilgili bir durumdur. Paket çıkarsa yine cezaevlerinde çok sayıda insan kalacak. Yani 50 bin kişi tahliye olduğunuda geriye kalan 200 bin insana virüs bulaşmayacak mı? Bu nedenle yaşam hakkı için infaz yasasının herkes için ve hakkaniyetli olması gerekiyor. Bu haliyle gazeteci, siyasetçiler,  avukatlar, twit attığı için tutuklananlar yine içerde kalmaya devam edecekleri. Bu paket asla bir çözüm olmayacak. Bir süre sonra yine cezaevleri dolup taşacaktır. Bu paket hem cezaevlerinin boşaltılması, hem hukuksuzluğa son verilmesi hem de toplumsal barışın sağlanması için bir şanstı ama sanırım bu fırsatı kullanmayacaklar” diye konuştu.

'EŞİTLİK İLKESİ UYGULANMIYORSA…’

Muş Baro Başkanı Feridun Taş ise, “Biz bu infaz paketinin ayrım yapılmadan eşitlik ikesiyle herkesi kapsamasını istiyoruz. Şuan tüm dünya virüs belasıyla uğraşırken ve Türkiye’de de her gün vaka sayısı artarken toplumsal barış noktasında genel bir affın çıkarılması gerekiyordu. Ama maalesef iktidar farklı düşünüyor. Paketi incelediğim zaman hiç olmazsa çocuklar, hasta tutsaklar ve yaşlılar için birşeyin yer alacağını düşünüyordum ama bu bile yok.  Bu haliyle beklentiler suya düştü. Çünkü yıllardır binlence insan cezaevinde bir beklenti halindeydi ama maalesef bu beklentilere devlet karşılık vermedi. Bir basın açıklaması yaptığı için ceza alan insanlar var.  Yani bu en azından eşitlik ilkesi uygulanarak paketin bu insanları da kapsaması gerekiyordu. Paket ortak konsensüsle ve herkesin fikri alındıktan sonra açıklanmalıydı. Dünyayı saran böylesi bir salgın ortamında eşitlik hukukunun uygulanması gerekiyor. Tüm tutukluların bırakılmasının en uygun ortamı şuandır. Yani böyle bir ortamda bile eşitlik ilkesi uygulanmazsa sonrasında hiçbir ışık göremiyorum.  Yani İran’da bile siyasi tutsaklar bırakıldı ama burada yapılmıyor” dedi.

MA / Adnan Bilen 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER