Bakan Gül, Elçi cinayetini 'vefat' olarak yorumladı

DİYARBAKIR - Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Tahir Elçi cinayetini "vefat" olarak nitelendirerek, "Tahir Elçi'nin vefatı bizleri üzdü" dedi.

Bakan Gül, Elçi cinayetini 'vefat' olarak yorumladı

Bir dizi temasta bulunmak için Diyarbakır'a gelen Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Kamil Erkut Güre ve Diyarbakır Barosuna yaptığı ziyaretin ardından Diyarbakır Adliye Sarayı Bahçesi'nde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Yargı Reformu, kapsamında Diyarbakır'ında içinde bulunduğu 4 ayrı şehirde İstinaf Mahkemeleri'nin kurulmasına karar verildiğini kaydeden Gül, kentte kurulacak İstinaf Mahkemelerinin adli tatilin bitiminden sonra hizmet vermeye başlayacağını açıkladı. Söz konusu mahkemelere Hakim ve Savcılar Kurulu tarafından atamaların yapıldığını belirten Gül, Diyarbakır'da İstinaf Mahkemesinin açılmasından tüm tarafların memnun olduğunu dile getirdi. Gül, "Bundan böyle Diyarbakır yargı anlamında da çok önemli bir merkez olmaya devam edecek" ifadesini kullandı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına atanan Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz'un görevine başladığını belirten Gül, "Bizim inancımıza, anlayışımıza göre adliye kapısı adaletin kapısıdır. Özellikle Yargı Reformu çerçevesinde adaletin ve özgürlüklerin daha fazla yayıldığı ve yine bu kapıdan giren, çıkan herkesin adaletli hakkını aldığı, hukuku üstün olduğu tüm çalışmaları yapacağız. Uygulamalardaki eksiklikleri beraber gireceğiz" diye konuştu.

'HUKUKUN ÜSTÜNDE HİÇBİR GÜÇ YOKTUR'

İstanbul'da yol vermeme tartışması yüzünden hamile bir kadının bulunduğu aracı tekmeleyen Seyitoğlu Baklavaları'nın sahipleri Hasan ve Hüseyin Sel kardeşlerin tutuklanması sorulan Gül, soruya, "Evet dün mahkeme hukukun gereği kararını vermiştir. Hukuk ve hak yerini bulmuştur. Bir hukuk devleti olan Türkiye’de herkesin emin ve güvende hissettiği bir iklim herkes için zarurettir. Hukuk devleti de bunun için vardır. İster arabada ister trafikte, çarşıda pazarda nerede olursa olsun hukukun üstünde hiçbir güç yoktur. Kimse kendini trafik polisi, hakim savcı yerine koymasın. Bir hanımefendinin bir araç içerisinde yaşadığı vakayı hiçbir vicdan kabul edemez. Nitekim kolluk kuvvetleri ve yargı da gerekeni yapmıştır. Türkiye’de hukuk vardır ve işlemektedir, kimse kendini yetkili merciler yerine koymasın. Bunu yapanlar için hukuk elbette işleyecektir ve gerekeni yapacaktır. Hukukun üstünde hiçbir güç yoktur" yanıtını verdi.

'ELÇİ'NİN MESLEKTAŞLARI OLARAK TAKİP EDECEĞİZ'

Bir gazetecinin öldürülen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi cinayeti soruşturmasını sorması üzerine Bakan Gül, soruyu, "Diyarbakır Baro başkanlarından Tahir Elçi’yi rahmetle anıyoruz. Tahir Elçi, hukukun demokrasinin daha üstün olması için gayret gösteren bir hukuk adamıydı. Vefatı bizleri derinden üzdü. Acılı ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Bu konuda savcılık soruşturması devam ediyor. Yargısal bir süreç olduğu için hepimiz bu temiz ve özenli bir şekilde yapılan ve sonuçlandırılacak bu soruşturmayı bekliyoruz. Umarım tüm çıplaklığı ve boyutlarıyla, bütün sebepleri, failleri ya da faili ile ortaya çıkacaktır. Tahir Elçi'nin meslektaşları olarak hep birlikte bunu takip edeceğiz. Savcılık makamı soruşturması bitince kamuoyuyla paylaşacaktır" sözleriyle cevapladı.

'DÜŞÜNCE AÇIKLAMASININ SUÇ OLMAMASI ÇOK ÖNEMLİ'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Yargı Reformu'na değinen Bakan Gül, şöyle konuştu: "Birinci yargı paketiyle ilgili bakanlığımızın önerileri de paylaşıldı. Ve burada özellikle özgürlüklerin, düşünce ifade özgürlüklerin daha da güçlendirilmesine yönelik vurgular yapıldı. Eleştiri sınırını aşmamak, haber sınırını aşmamak üzere hiçbir düşünce açıklamasının suç olmaması üzerine yapılan husus çok önemli. Bu konuda elbette bir düzenlemenin yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda AK Parti döneminde çok önemli kanunlar, yasal düzenlemeler çıktı, ancak uygulamada bazı eksiklerin, bu mevzuatın gerisinde kalması örneklerini görüyoruz. Tutuklamanın çok uzun olması, iddianamenin geç hazırlanması gibi bizim tasvip edemeyeceğimiz durumlardır. İşte bu nedenle tutukluluk süresinde de azami bir sürenin öngörülmesi, en azından uygulamada bir takım yanlışlıkların ve eksikliklerin ortadan kalmasına sebep olur. Düşünce ve ifade özgürlüğünden ceza alanların Yargıtay da bir incelemesinden geçirilmesinin doğru ve gerekli olduğuna inanıyoruz. Türkiye’de farklı mahkemelerde farklı istinaflarda farklı kararların çıkarak hukuka güvenin zedelenmemesi gerektiğine inanıyoruz. Düşüncesinden dolayı eleştiri ve haber verdiğinden dolayı suç olmaması gerektiğine inanıyoruz. Bu konudaki paketin kanunlaşması, yine uygulamada da Yargı Reformu'nda gelişmeleri hep beraber takip edeceğiz."

BABACAN'A SORUŞTURMA AÇILMASI SORULDU

AKP'den ayrılarak yeni bir parti kuracağı değerlendirilen Ali Babacan hakkında FETÖ'den soruşturma açılması sorulan Bakan Gül, şöyle yanıt verdi: "Hukuk insanı ve haklarını koruyan bir müessesedir. Bu çerçevede çok önemli bir düzenleme AK Parti olarak biz getirdik. Yaklaşık 2 yıl önce bir düzenleme getirdik. Neydi bu düzenleme? Bir vatandaş hakkında FETÖ ya da bir başka suçlamayla iftira atıyorsun çamur at izi kalsın. Hukuk çamur atanların iziyle uğraşacak değildir. Hukuk çamur atanları çamur atmasını engellemek zorundadır. Bu mekanizmaları kurmak zorundayız. Kişi lekelendikten sonra pardon demenin hiçbir anlamı yok. İşte bu lekelenmeme hakkı bu çerçevede getirilmiştir. Bir kişi ile ilgili kapısına polis gitmeden önce savcılık bu çerçevede soruşturma açıp açmamasına, buna gerek olup olmadığına dosya çerçevesinde bakarak karar vermektedir. Bu olayda da savcılık soruşturma dahi açmaya gerek görmeden bir soruşturma görmeye gerek görmediğine karar vermiş. Bu AK Parti'nin özgürlükçü reformcu ve vatandaşlarımızı iftiradan korumaya yönelik önemli bir adımıydı. Bu çerçevede bir karar verilmiştir. Dolayısıyla kimse yargıyı kendi ithamlarına kendi iftiralarına alet etmesin. Ederse yargı buna asla prim vermez. Esasen geçmiş zamanlarda işte örneğini gördünüz. Ergenekon gibi bir yargılamada herkesi Ergenekoncu diyerek herkesi bir çuvala koyup sonrasında o çuvalın içerisinde deliller üreterek yargıyı ne hale getirenleri gördük. Ama bizim farkımız bu olmalı. Hakim ve savcılarımız da bunu yapmaya çalışıyor. Hiçbir şekilde FETÖ mücadelesi de dahil sulandırılmaya müsaade etmeyeceğiz. En milli hayati ve hukuki meseledir." 

Bakan Gül yaptığı açıklamanın ardından temaslarını sürdürmek için Adliye binasından ayrıldı.(Diyarbakır/MA)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER